Pazartesi, Mayıs 13, 2013

Küçük bi değerlendirme



     Okulum ve MSP'lik dönemim bitmek üzere... Yaz geliyor. Uzuuun bir tatile girmeden önce ise bir "kendimi değerlendirme" blogu yazmak istedim.



MSP olmanın bana kazandırdığı en büyük şey? 



     Küçükken dünya hepimiz için çok büyüktür. :) Büyüdükçe dünya küçülür mü? Örneğin; ben 1. sınıftayken babamın aldığı ilk masaüstü bilgisayarın açılış ekranında yazan, ne olduğunu bilmediğim "Microsoft" logosunu şimdi CV'me yazabilir miyim? Özellikle de yaşadığım en iyi deneyimlerden biriyse bu...



     Üniversiteye gelirken aklımda olan şey bir şey vardı ki, okul hayatımı sadece derslerle geçirmemek. Bir şeyler yapmak, kendimi geliştirmek ve farklı çevreler edinmekti amacım. MSP olmak bu beklentilerimi karşılamakla birlikte bir de bakış açımı zenginleştirdi. 



     Kendi MSP dönemimi şanslı bulmamın bir nedeni de, Microsoft'un Windows 8'i tam da bu tarihlerde kullanıcılarına daha çok tanıtmış olması. Windows 8'in gelmesiyle işletim sistemi anlayışını değiştiren, yeniden yaratan bu yeniliğin heyecanını Microsoft'ta yaşama şansını yakaladığım için mutluyum en çok.



     Benim için unutulmazlar listesinin en başında ise Kick-Off 2013 vardı. İstanbul'a ilk gidişim olduğu için her şey daha da güzeldi. Kick-Off sayesinde İstanbul'u ilk kez gördüm, meşhur İstiklal'de ilk kez yürüdüm. İstanbul Microsoft ofisine gittiğimde ise... :) rengarenk, enerji dolu bir ofisle karşılaştım. "Ofis" bana bunu hiç çağrıştırmamıştı aslında, böyle bir şey beklemiyordum. İçeri girince aklımdan geçenler... "İleride neler yaparım şu andan bilemiyorum kesin olarak, ama ne yaparsam yapayım kesinlikle böyle bir yerde çalışmalıyım."

     İşte o an yazdıklarım. :)








Gelişimin kalbinin teknolojiyle attığını düşünenlerdenim. Gelişim her şeyden önce teknolojinin gelişiminden başlıyor bana göre. Bu sebeplerle benim için güzel bir deneyimdi.





Sinem Yekbun AŞAR
Microsoft Student Partner




Çarşamba, Mayıs 08, 2013

Neler Demişler? // Frank Borman





" When you're finally up on the moon, looking back at the earth, all these differences and nationalistic traits are pretty well going to blend and you're going to get a concept that maybe this is really one world and why the hell can't we learn to live together like decent people? "





Salı, Mayıs 07, 2013

Me ?


Fazlaca umutsuzca gönderdiğim CV'me yanıt geldi.




Biliyor musunuz, Microsoft'un biz üniversite öğrencileri için bir programı var. Microsoft gibi bir şirkette çalışıyorsunuz, hem de daha üniversite öğrencisiyken. Program yukarıdaki "paintterk" resmimden anlaşılacağı üzere "Talent Explorer" olarak geçiyor. Sarışın, cici kız da ben oluyorum :D Hakkında bi şeyler okumuştum ve gerçek projelerde yer alma, başarı, kariyer vaadediyor. Uzuuuun dönemli bir staj diyebiliriz.


Bu yıl ikinci sınıfı bitiriyorum, ve dolayısıyla bir zorunlu staj yapacağım. Birkaç şirketle görüştüm şimdiye kadar. Hiçbiri mutluluk vaadetmiyor bana. 1 ay az bir zaman, iyi bir yer olsun örneğin. Kariyerime katkıda bulunsun, 1 aylık mutluluğumdan ödün vereyim? Olur mu?


Ben içime sinmeyen, sevmediğim 1 dakikayı bile geçiremiyorum. Ne yapalım, duyguları böyle yaşıyorum.


Talent Explorer'a gelince...

Resmen uyuyamadım.
Hayatın günlük koşuşturmasında ne yaptığımızı, ne yapmak istediğimize tercih edip hayallerimizi unutabiliyoruz. Kötü dönemler geçiriyorum belki de. Bugün yarın aşılacak, ama zamana ihtiyaç duyulan tarzda.
Bu haberi aldım.
Mutlu oldum, heyecanlandım.
Uyuyamadım.
Bu kadar.